Okumak, yazmak ve yaşamak… Üçü birbirinden ayrılır mı?
Schopenhauer’a göre hayır. Çünkü bu üçü aslında insanın kendini gerçekleştirme biçimi.
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, sadece kitaplar ve kelimelerle ilgili değil; düşünmenin özüyle, anlamlı yaşamanın temeliyle ilgili bir kitap.
Schopenhauer, zamanının çok ötesinde bir şekilde, bilgiye ulaşma hızından çok bilgeliği nasıl sindirmemiz gerektiğini anlatıyor. Çünkü ona göre, çok okumak değil; neyi, ne zaman ve nasıl okuduğumuz asıl meseledir.
Kitapta, sırf yazmak için yazanlarla, gerçekten söyleyecek sözü olanlar arasındaki farkı çok net bir şekilde görebiliyorsunuz. Ve belki de en çok şu cümle zihne takılıyor:
“Yazmak isteyen önce düşünebilmelidir.”
Schopenhauer okura sadece okumayı değil, düşünerek okumayı, özümseyerek yazmayı ve bilinçli yaşamayı hatırlatıyor. Özellikle bilgi çağında, tüketmekten düşünmeye fırsat bulamadığımız şu dönemde bu kitap insanı sarsıcı bir şekilde durduruyor.
Kısa ama yoğun. Az sayfada çok şey söyleyenlerden.
Kendine, zihnine ve zamanına gerçekten kıymet vermek isteyen herkesin kütüphanesinde olmalı.
Keyifli okumalar!


