Peki ya hayatınızın tamamı bir yalandan ibaretse?
Ya her gün gördüğünüz herkes bir oyuncuysa?
Ve siz, tüm bunların ortasında tek gerçek kişiyken bunun farkında bile değilseniz?
The Truman Show, sıradan bir adamın —Truman Burbank’in— sıradan gibi görünen ama aslında tamamen sahte olan bir hayatın içinde yaşadığını fark etmeye başlamasıyla başlıyor.
Ve bu fark ediş, sadece onun değil, izleyenin de gerçeklik algısını yerinden oynatıyor.
Film; özgürlük, irade, toplumsal roller, göz önünde yaşamak ve görünmeyen sınırlar üzerine çok şey söylüyor.
Ama en çok da şu soruyu düşündürüyor:
Ya hepimizin hayatı, bize izlettirilen bir senaryoysa?
Bu filmi neden izlemelisiniz?
Çünkü The Truman Show, dışarıdan “kusursuz” görünen düzenin aslında ne kadar yapay olabileceğini gösteriyor.
Sorgulamadan yaşadığımız hayatın ne kadarının bize ait, ne kadarının başkaları tarafından kurgulanmış olduğunu düşündürüyor.
Ve Truman’ın o kapıdan çıkma cesareti, sadece bir film sahnesi değil, bazılarımız için hayatla ilgili bir dönüm noktası olabilir.
Gerçeği aramanın, konfor alanından çıkmanın ve kendi yolunu seçmenin filmi bu.
Keyifli seyirler!


