Ben çok mükemmeliyetçiyim… Peki, her şey gerçekten mükemmel olmak zorunda mı? Ya da her şey ve herkes gerçekten mükemmel mi?
Bu kitap, iki Türk yazar tarafından kaleme alınmış; son derece keyifli, gerçek hayatla özdeşleşmiş bir içeriğe sahip.
Pürüzlü mükemmelliği, friksiyon kavramı (sürtünme/pürüz) üzerinden derinleştirerek ele alan bu kitap, mükemmellik algımıza farklı bir pencere açıyor. Hayatımıza pürüzlerin kattığı değeri ve bu pürüzlerin neden bilinçli olarak var edilmesi gerektiğini fark etme fırsatı sunuyor.
Kitabı okuduktan sonra, olaylara ve yaşama daha esnek, daha gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşmaya başlayacaksınız. Örneğin, bazen bilinçli olarak mükemmel olması gereken şeylerin neden “pürüzlü” hale getirildiğini görebileceksiniz.
Mesela havalimanlarındaki bagaj alım alanlarının neden uzakta konumlandırıldığını hiç düşündünüz mü?
Uçaktan indikten sonra valizlerimizi almak için yaklaşık 8–10 dakika yürüyoruz, hatta bazı havalimanlarında bu süre 15–20 dakikayı buluyor. Peki sizce bu havalimanlarını tasarlayan mühendisler, daha kısa sürede ulaşmamızı sağlayacak bir yol yapamaz mıydı? Elbette yapabilirlerdi.
İşte bu, mükemmelliğin içine bilinçli olarak katılmış bir “pürüz”dür. Ve bu sadece bir örnek…
Kitapta bunun gibi birçok örnekle, hayata bilinçli olarak eklenmiş friksiyonları keşfedeceksiniz. Belki de siz de bundan sonra kendi hayatınıza bilinçli “kasisler” –ister zihinsel ister fiziksel olsun– eklemeye karar vereceksiniz.
Keyifli okumalar!


